Mahkeme Başkanı: Nevzat’ı hiç gördünüz mü ?
Yüksel Güran: Hayır görmedim.
Mahkeme Başkanı: Enes esrar mı, sigara mı içiyordu?
Yüksel Güran: Hayır normal sigara içiyordu.
Yüksel Güran: Muhammed’e Narin’i çağır dedim. Muhammed Narin yok dedi. Narin’ın kaybolduğu aklımın ucundan geçmiyordu. Ben Narin’in orada olduğunu biliyordum. Kardeşlerimi aradım. Narin gelmedi dediler. En son halasına gittim. Oraya sordum. Yok dediler. Nevzat karısı Gazal da benle aramaya geldi. Beni teselli etmeye çalışıyordu. Bütün köy Narin’i arıyordu.
Mahkeme Başkanı: Yani Narin’i sen öldürmedin.
Yüksel Güran: Ben nasıl kızımı öldüreyim?
Mahkeme Başkanı : Salim mi kızınızı öldürdü?
Yüksel Güran: Kim öldürdü bilmiyorum. Salim öldürmüşse, kim öldürmüşse Allaha havale ediyorum.
Mahkeme Başkanı: Enes’i neden korudun jandarma arkadaşların böyle bir kanaati oluşmuş ?
Yüksek Güran : Kadın komutan bana Ankara’da bir mafya var. Dosyanız ellerindeymiş. Sizin çocuklarınızın, Enes’in fotoğrafları var dedi. Enes’i öldürüp evin önüne atacaklarını söylediklerini aktardı. Ben de bunun üzerine Enes’i nasıl korurum cümlesini kullandım.
Mahkeme Başkanı: Salimle bir ilişkin var mı?
Yüksel Güran: Salim’le hiçbir ilişkimiz, alakamız yoktur. Yemin ederim.
Mahkeme Başkanı : Salim Güran ailenin reisi midir?
Yüksel Güran : Herkesin evinin reisidir. Salim kendi evinin, Arif kendi ailesinin reisidir.
Mahkeme Başkanı: Nevzat size ve Salim’e iftira mı atıyor?
Yüksel Güran: Kesinlikle. Namusumuza dil uzatıyor. Ben Narin’in katilini istiyorum, namusuma leke sürdüler. Narin’ime gelinlik giydiremedim, kefen giydirdiler. 22 yıllık evliyim daha kocam bana bir tokat vurmamış. Beni öldürün ama namusuma leke sürmeyin. Nevzat’ı göstererek hele bakın bu insan mıdır ? İftira atıyor.”